Türkiye'de tencere kaynatmak gittikçe zorlaşıyor. Özellikle de dar gelirli kesim için...
Zira özellikle Ekim-Kasım gibi tarla ürünlerinden seraya, Mart-Nisan gibi sera ürünlerinden tarla ürünlerine geçiş dönemlerinde fiyatlar adeta dörtnala takıyor. Nitekim son iki aydır marketlerde ve semt pazarlarında gördüğümüz tablo bunu yansıtıyor.
Fiyatlar Şubat ayıyla birlikte tırmanışa geçti. O zamandan bu yana ara sıra sebze fiyatlarında düşüşler olsa da fiyatlar yüksek seyretmeye devam etti.
Tanzim satış işe yaramadı
Örneğin Şubat ayında patlıcan, kabak, çarliston biberin kilosu 10-12 liraydı. Büyükşehirlerde tanzim satış uygulamasına rağmen, şu sıralar da fiyatlar aynı düzeyde. Ancak bazı ürünlerin fiyatları ciddi ölçüde artış gösterdi. Bu ürünlerin başında pırasa ve soğan geliyor.
Özellikle soğan tanzim satış mahallinde kilosu 2 TL'den satılıyordu. Oysa pazarlarda soğanın kilosu şimdilerde 7-10 lira arasında alıcı buluyor. Pırasa ise 8-10 TL. Ispanak ise nispeten makul fiyata satılıyor: kilosu 5-6 TL! Domateste ürün bollaştı ancak farklı domates türleri arasında ciddi fiyat farkı var.
Örneğin sıra domates 6 TL, salkım domates 9 liraya satılırken, beef domates 16 lira... Bu arada 20 TL etiket taşıyan domates türü de var. Yazın müjdecisi fasulyede ise fiyatlar aşırı yüksek… Az sayıda tezgâhta arz-ı endam eden fasulyenin kilosu 20 TL'den başlıyor.
Meyve fiyatları ateş pahası
Bahar meyveleri tezgâhları şenlendirdi. Çilek nispeten makul fiyata satılıyor: kilosu 10 TL…
Can eriği hala daha taneyle müşteriye sunuluyor. 5-6 erik 5 TL. Malta eriğinin kilosu 20-30 TL.
Elma ve portakal da son dönemece girdi. Suyu kaybolmamış portakal 7-8 TL, tadı bozulmamış elma 6-10 TL. Elbette ucuzları da var ancak kalite garanti değil. Yerli muz 10-13 TL'ye çıkarken, ithal muz 14-18 TL arasında.