Doğduktan sonraki ilk bir saat içinde canlı, aktif, uyanık ve hareketli olan bebeğin anne sütü ile beslenmesinin önemi ve gerekliliği konusunda açıklamalarda bulunan diyetisyen Gültaç Dayı, bebek doğduktan yarım saat sonra şartların uygun olmasıyla birlikte annenin bebeğine meme vermesi gerektiğini, böylelikle bebeğin memeyi tutmasıyla birlikte, annede prolaktin ve oksitosin hormonlarının salgılandığını belirtti.
Gültaç Dayı, bu hormonların salgılanması ile birlikte memeden süt gelimi ve süt salgılanmasının gerçekleştiğini, bunun ise annenin rahmindeki kasılma ve doğum sonrası anne için en büyük sorun olan kanamalar üzerinde olumlu etkisi olduğunu ifade ederek, memedeki sütün sağıldıkça yeni süt yapımı gelişeceğini, bu nedenle de emzirme ve anne sütü konusunda gebelikten itibaren anneye eğitim verilmesi gerektiğini de sözlerine ekledi.
'Gece emzirmeleri sütü arttırır'
Bebeğin memeyi emmesi ile birlikte annenin meme başlarında uyarma hissi gerçekleştiğini söyleyen Diyetisyen Gültaç Dayı, bu uyarıların sinirler vasıtasıyla beyine iletildiğini ve böylece süt üretimi ile süt akışının başladığını belirtti. Diyetisyen Gültaç Dayı şöyle devam etti:
"Salgı dokusundan yapılan süt, kanallar boyunca göğüs ucuna doğru ilerler. Süt kanalları göğüs ucundaki kahverengi bölümde genişleyerek, sütün toplandığı torbacıklarda sütü biriktirir.
Bebeğin emmesi ile meme uçlarından anne sütü gelir. Bu döngü emzirme tekrarlandığı sürece devam eder. Sütün üretimini sağlayan hormon geceleri daha çok salgılanır, bu hormon anneyi rahatlatarak daha iyi uyumasını veya dinlenmesini sağlar. Bu nedenle gece emzirmeleri hem süt yapımını arttırır, hem de annenin dinlenmesini sağlar.
Süt miktarı nasıl arttırılır?
Doğumdan sonra en kısa sürede bebek emzirilmeli, bebek doğumdan sonraki ilk haftalarda her istediğinde sık sık emzirilmeli, emzirme saatleri bebekle birlikte belirlenmeli, bebek doğru pozisyonda memeye yerleştirilmeli, geceleri de emzirmeye devam edilmeli, anne yeterli ve dengeli beslenmeli, biberon, yalancı emzik kullanılmamalı, ek besinlere erken başlanmamalı."
Hemen hemen her annenin bir hatta iki bebeğe yetecek kadar süt ürettiğini söyleyen diyetisyen Gültaç Dayı, ancak çoğu annenin, "Yeterli sütüm yok, bebeğim iyi beslenemiyor" gibi kaygılar taşıdığını, bu durumda aldığı süt miktarına bağlı olarak, bebeğin günde 6-8 kez bol miktarda açık renkli idrar yapıp yapmadığının, ağırlığının haftada 125 - 200 gr, ayda en az 500 gr artıp artmadığını gözlenmesi ile alınan anne sütünün yeterli olup olmadığına karar verilebileceğini vurguladı.
Anne sütünün faydaları
Gültaç Dayı, anne sütünün faydaları hakkında ise şunları söyledi: "Bebeğin ruh ve vücut sağlığı için en uygun besindir, her zaman hazır, temiz, uygun ısıda ve ekonomiktir, sindirimi en kolay besin maddesidir, her annenin sütü kendi bebeği için en uygun özelliktedir, prematüre bebeği olan annenin sütü prematüre bebeğe, bir aylık bebeği olan annenin sütü bir aylık bebeğe, üç aylık bebeği olan annenin sütü ise üç aylık bebeğe göredir, organ ve sistemlerin gelişmesini düzenleyen büyüme faktörlerini içerdiğinden bebeğin büyümesini ve gelişmesini hızlandırır, bebeğin ilk altı ayda ihtiyacı olan protein, yağ vb. her türlü besin değerine sahiptir, aşırı şişmanlama (obezite) riski daha azdır, annenin ilk gelen sütü (ağız sütü) bebek için çok önemlidir, bebeğin ilk aşısıdır, içerdiği akyuvarlar ve koruyucu maddeler sayesinde bebeği enfeksiyonlara karşı korur, ishale yol açan mikroorganizmaların oluşumunu engeller, anne sütü ile beslenen bebeklerde kansızlık daha az olur, alerjik hastalıklar, şeker hastalığı, astım, kanser, damar sertliği, diş çürükleri gibi ileri yaşlarda gelişebilecek hastalıkların olasılığını azaltır, içerdiği A vitamini ile göz hastalıklarına karşı korur, anne sütü alan bebeklerde pişik, karın ağrısı ve kabızlık daha az görülür, bebek için doğal bir sakinleştiricidir, emzirmeyle anne ile bebek arasında var olan duygusal bağı geliştirir, bebeğin zekâ gelişiminin daha iyi olmasını sağlar."